Açık Denizde de Hak Aranır: 1 MAYIS

"Armatöre, devlete ve bu sisteme alkış tutan her kurum ve kuruluşa karşı yapabileceğimiz tek şey, karşılarında bir ve beraber olmaktır."

Açık Denizde de Hak Aranır: 1 MAYIS

1 Mayıs İşçi Bayramı, takvimler 1886’yı gösterirken ABD’de başlayan işçi grevlerine katılan yarım milyon insanın, birbirlerinin kimliklerine bakmaksızın birleşerek yaptıkları protestolarla başladı. Bu protestolar 1 Mayıs’tan sonra da devam etti. Devam eden protestolarda polis, 4 işçinin ölümüne sebep oldu.

İşçilere yapılan saldırıyı protesto etmek için 4 Mayıs’ta Haymarket’te miting düzenlendi. Miting tam dağılırken, kimin attığı belli olmayan bir bomba ile 7 polis öldü, 69 polis yaralandı. Saldırıdan sonra yüzlerce işçi asılsız iddialarla tutuklandı; 4 işçi idam edildi, 1 işçi idam edilmeden önce intihar etti, 3 işçi ise hapis cezası aldı.

Ardından 1889 yılında Paris’te toplanan İkinci Enternasyonal Kongresi’nde kabul edilen bir kararla 1 Mayıs, biz işçilere bırakılan bir miras oldu. Bu kongrede, işçilerin 8 saatlik çalışma talebinin herkesçe duyulması ve kabul edilmesi için aynı anda bütün ülkelerde protestolar düzenlenmesi kararı alındı.

Başta her yıl kutlanacak bir bayram ya da işçi günü planlanmamıştı. Fakat protestoların başarısı ve yarattığı etki, 1891 yılında Brüksel Kongresi’nde 1 Mayıs gösterilerinin her yıl tekrarlanması kararının alınmasını sağladı ve bu gün resmen 1 Mayıs Uluslararası İşçi Günü olarak ilan edildi.

Türkiye’de ise 1977 yılı 1 Mayıs’ı tarihe “Kanlı 1 Mayıs” olarak geçmiştir. 1 Mayıs kutlamaları sırasında Taksim Meydanı’nda halka yönelik saldırıda 31–36 kişi öldü, 126–220 kişi yaralandı.

Kimi zaman iş kazalarına sebebiyet veren ihmallerle, kimi zaman çürük gemilerle, kimi zaman ötekileştirme ve mobbing ile sağlıklı ve normal bir insan olma hakkımızın elimizden alındığını biliyoruz. Emeğimizin sömürülmesine, haklarımızın gasp edilmesine karşıyız. Armatöre, devlete ve bu sisteme alkış tutan her kurum ve kuruluşa karşı yapabileceğimiz tek şey, karşılarında bir ve beraber olmaktır.

Günümüzde bile hâlâ savaş bölgelerinde, çürük gemilerde, düşük ücretlerle, cinsiyetçilikle, uykusuz ve kumanyasız çalışan birçok deniz işçisi varken; denizci intiharları, ölümlü iş kazaları, savaş bölgelerinde vurulan sivil gemiler, gemide kaybolan denizciler varken 1 Mayıs’ı bir bayram olarak değil, bir hak arama günü olarak kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.

1 Mayıs, örgütlenmenin haklarımızı kazanmada ne kadar etkili olduğunu gösteren en somut kanıttır. Geçmişte çalışma saatlerinin 8 saat olması için örgütlü bir mücadele verip hakkını kazanan işçiler, biz deniz işçilerine ve tüm işçilere motivasyon ve umut kaynağı olmalıdır.

Hep beraber örgütlenerek ses çıkarırsak elde edemeyeceğimiz hak yok. Fakat deniz işçileri, farklı ülkelerin limanlarında ve farklı gemilerde oldukları için birleşmekte zorlanıyor. 1 Mayıs’ta belki meydanlarda olamayabiliriz ama fikrimiz meydanlarla aynı ve meydanların yanında.

Gelecekte, birbirimizden aldığımız güç ile daha fazla hakka sahip olma dileğiyle…

Yaşasın 1 Mayıs.

Tepkiniz nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow